Bazı sular sadece susuzluğu giderir, bazıları ise bir şehrin tarihini taşır. İstanbul’da yaşayan hemen herkesin bildiği, çeşmelerinden aktığı dönemlerden şişelendiği bugüne kadar değişmeyen bir lezzet: Hamidiye. Peki, bu asırlık suyun "doğallık" hikayesi nerede başlıyor?
Sultan II. Abdülhamid’in Hediyesi Hamidiye Su, 1902 yılında bizzat Sultan II. Abdülhamid Han’ın emriyle şehre kazandırılmıştır. O dönemde İstanbul’a "kaliteli ve içilebilir su" sağlamak amacıyla kurulan bu sistem, şehrin en saf kaynaklarını halkla buluşturmuştur. Yani içtiğiniz her yudumda, yüzyılı aşkın bir geleneğe tanıklık edersiniz.
Doğallığı Nereden Geliyor? Hamidiye, İstanbul’un akciğerleri sayılan Kemerburgaz ve Belgrad Ormanları'ndaki el değmemiş kaynaklardan beslenir. Tarihi bir marka olması, teknolojiden uzak olduğu anlamına gelmez. Aksine; doğanın kalbinden çıkan bu su, günümüzün en modern tesislerinde, mineral yapısı bozulmadan ve el değmeden şişelenir.
Sonuç: Eğer aradığınız sadece su değil, "İstanbul'un suyu" ise; Hamidiye, hem tarihi mirası hem de bozulmamış doğal yapısıyla en güvenilir limandır.
Sayfada gördüğünüz tüm fiyatlar mağazadan teslim (Gel-Al) fiyatlarıdır.